27 Oca
Mediha” Sahneye Hazırlanıyor

Mediha” Sahneye Hazırlanıyor

Didim Halk Eğitim Merkezinde yürütülen Tiyatro ve Diksiyon kurslarına giden öğrencilerden oluşturulan Tiyatro topluluğu yeni bir oyuna hazırlanıyor. 
Tiyatrocu Selahattin Terlemez’in yönetmenliğinde sahneye hazırlanan 2 perdelik dramın önümüzdeki ay seyircinin karşısına çıkması bekleniyor. 
Yazar Yüksel Pazarkaya’nın Media adlı eserinden uyarlanan MEDİHA adlı oyun için prova çalışmaları devam ediyor. 
Mediha adlı eserde sadece Yunan tragedyasının ana karakterinin maruz kaldığı haksızlığı tekrar canlandırmamış aynı zamanda Almanya’da yaşayan Türklerin ailevi sorunlarına da değinmiş. Kadına yönelik şiddetin farklı bir boyutunun anlatıldığı oyun Didim seyircisinden tam not alacağa benziyor. 
Yazar Yüksel Pazarkaya’nın eseri hakkında göçmen edebiyatının en güzel örneklerinden biri diye bahsediliyor. Almanca ve Türkçe olarak yayınlanan eserle ilgili olarak şu değerlendirmeler yapılıyor. 
“Yüksel Pazarkaya’nın Mediha adlı eseri Almanya’ya giden özellikle birinci kuşak neslin kadın-erkek ilişkilerinde yaşadığı sorunlarından birine değinmektedir. Karşılaşılan yabancı kültürün birey üzerindeki çarpıcı etkisi ve kültürel şokun hem ailevi çözülme hem de bireysel ikilem durumlarına neden oluşu gösterilmektedir. Eserde kadının eğitim düzeyinin düşük oluşunun böylesi durumlarda mücadele veya karşılık verme durumundan öte teslimiyet ve kadercilik anlayışının hâkim olduğunu gözler önüne sermektedir. “Türk Kadını” artık çare bulamadığı zamanlarda ailesi ve namusu için baş kaldırır. Bunu da her şeyi göze alarak yapar, çünkü namusunu ve ailesini kaybettiği zaman yalnız kalacağını düşünür. Onun için her şey ailesidir, çocuklarıdır ve onuru ile namusudur, yaşam dayanağı ise bu olguların varlığıdır. Bu kadın modeli yalnız yaşamaya, kendi ayakları üzerinde durmaya alışık değildir. “
Başka bir değerlendirmede de eserle ilgili olarak : “Kitapta verilen Alman kadın imgesinde bunun tersi gözlemlenmektedir. “Avrupalı Kadın” kendinden emin bir kadındır. Her istediğini alan ve yapan bir bireydir. Onun için de erdem anlamlıdır, fakat Anadolu kadınının üzerinde olduğu kadar kısıtlayıcı bir etkisi yoktur. Eserde Türk kadınının gururlu, sadık ve geleneklerine bağlı olduğu kadar yeri gelince cesaretiyle de öne çıktığı gözlemlenebilmektedir. Alman kadını ise dış görünüşü ve kendine olan güveni ile yansıtılmaktadır. İki kültürün kadını arasında farklılıklar ve benzerlikler görülmektedir. Bu analiz iki karakter doğrultusunda yapılsa da, o dönemin resmini göstermektedir. Bahsedilen ilk kuşak maddi ve manevi zorluklar çekmiş bir jenerasyondur. Bu zorluklar aile hayatlarında parçalanmışlığa kadar giden sonuçlar doğurmuştur. Almanya’da şu anda yaşayan dördüncü kuşağın eserde işlenen bu sorunsalı aştığı düşünülse de halen aile birleşmelerinin devam etmesi sebebiyle konunun güncelliğini koruduğu varsayılabilir. Ayrıca, kadın-erkek ilişkisinin söz konusu olması bu sorunsalın sadece bir döneme özgü kalamayacağının bir kanıtıdır. İki kültürün özelliklerine ayna tutan eser aynı zamanda diğer kültürün bakış açısını da göstermektedir.” deniliyor. 
Tamamen amatör oyuncuların oluşturduğu tiyatro gurubunun oyunun teks ve dramaturg çalışmaları devam ederken kostümlü provalara başlanmış. Oyunun sahneleneceği yer ve saat önümüzdeki günlerde belli olacak. 
Oyunun yönetmeni Selahattin Terlemez’in 1993 yılında başlayan tiyatro geçmişinde Levent Kırca Oya Başar tiyatrosu ve Alanya Belediyesi Konservatuvarı Tiyatro bölümden eğitimi var.